Gebelik ve Diyabet

Kan şeker düzeyinin yüksekliği ile seyreden diyabet hastalığı, tüm dünyada hızla artmaktadır. Gelişmiş ülkelerdeki artış daha belirgindir. Kalıtsal yatkınlık (Genetik), yüksek kalorili ve yağlı beslenme, obezite (şişmanlık) ve hareketsiz yaşam başlıca sebeplerdir. Hastalık tipine ve hastanın şeker düzeyine göre sadece egzersiz ve diyet ile kontrol altında tutulabileceği gibi, insülin tedavisi de gerekebilir.

Gebelikte kaç türlü kan şekeri problemi olabilir?

Gebelikte iki türlü kan şekeri problemi yaşanabilir. İlki gebelik öncesi diyabet hastalığı olup hamile kalanlar, diğeri ise gebelik sırasında, özellikle gebeliğin son üç ayında şeker metabolizmasında oluşan değişikliklere bağlı kan şekerinin yükselmesi durumudur. Buna gebelik diyabeti denir.

Gebelik öncesi diyabeti olan anne adayı ve bebeğini hangi tehlikeler bekler?

Şeker hastası anne adaylarında, tehlikenin boyutu, kan şekerinin kontrolüne bağlıdır. Gebelik öncesi ve sırasında kan şekeri normal sınırlar içinde tutulabilen diyabetik anne adayı ve bebeğini bekleyen tehlikeler, hasta olmayan bir hamileden çok da farklı değildir. Fakat gebelik öncesi ve gebeliğin ilk 8 haftasında kan şeker düzeyleri kontrol altında değilse; düşük yapma, doğumsal anormallikler, iri bebek ve yüksek tansiyon gibi ciddi sorunlar görülebilir. Bu annelerin bebeklerinde ise; anne karnında ölüm, iriliğe bağlı doğum travması, yeni doğan sarılığı, solunum sıkıntısı ve yoğun bakım ihtiyacı daha fazladır.

Diyabetik anne bebeklerinde hangi doğumsal anormallikler daha sık görülür?

Bu bebeklerde, normale göre; doğumsal kalp anormalliği riski 18 kat, omurgada açıklık olması (Spina bifida) riski 15 kat artmaktadır. Bütün hamilelere önerilen ve gebeliğin 20–23’üncü haftaları arasında, konusunda deneyimli bir uzman tarafından yapılan detaylı ultrasonografinin önemi, bu hamile grubu için çok daha fazladır.

Gebelik şekeri ne zaman ortaya çıkar ve nasıl saptanır?

Gebelikteki hormonal değişiklikler, bebeğe yeterli şeker ve besinleri sağlamaya yöneliktir. Amaç anne kan şekerini yüksek tutmaya çalışmaktır. Bu etkiler, bebek ihtiyacının daha belirgin olduğu 6’ncı aydan sonra ortaya çıkar. Metabolizmasında diyabete yatkınlık olan bazı anne adaylarında, kan şekerindeki bu artış beklenenden daha fazla olur ve gebelik diyabeti gelişir (%6–7).

Gebelikte şeker taraması ne zaman yapılır?

Anne adayı yüksek risk gurubunda değilse, şeker taraması 24–28’inci haftalar arasında yapılır. Herhangi bir risk faktörü varsa, tarama gebe ilk muayeneye geldiğinde istenmelidir.

Risk faktörleri nelerdir?

Daha önceki hamileliklerinde;

Bebek kaybı

İri bebek (4 kilo ve üzeri)

Doğumda omuz takılması

Doğumsal kalp hastalığı

Birinci derece yakınlarında şeker hastalığı olması

Daha önce yapılan kontrollerinde, şeker hastalığına yatkınlığı (Gizli Şeker) saptanması.

Tarama testi nasıl yapılır?

Tarama testi iki basamakta yapılır; İlk olarak, 50 gram glukoz içtikten 1 saat sonra kan şekeri bakılır. Sonuç 140 ve üzerinde ise, bu gebelere 100 gram glukoz ile üç saatlık yükleme testi yapılır. İlk tarama testini yaptığımız gebelerin %10-15’inde yükleme testi gerekir. Yükleme testi yapılanların da %20-40’ında gebelik şekeri tanısı koyulur. 50 gram tarama testi için açlık-tokluk ve günün hangi saatinde yapıldığı önemli değildir. Fakat 100 gram yükleme testi, 8–14 saatlik açlık sonrası sabah yapılmalıdır.

Tedavi edilmezse, gebelik diyabeti saptanan anne adayı ve bebeklerini hangi sorunlar bekler?

Tedavi edilmeyenlerde şu durumlar daha sık gözlenir;

iri bebek

doğum travması

sarılık

solunum sıkıntısı

yoğun bakım ihtiyacı

Gebelik diyabetinin bebek ve doğum komplikasyonları dışında sıklıkla göz ardı edilen bir başka önemi daha var. Bu hanımların doğumdan sonraki yaşamlarında, şeker hastalığına yakalanma riskleri normale göre artmaktadır. Bu gebeler, lohusalık bitiminde(doğumdan 6 hafta sonra) yükleme testi yapılarak takip edilmeli, eğer şeker çıkmazsa daha sonra belli aralıklarla bu testler tekrar edilmelidir. Fazla kiloları varsa, kilo vermeleri, normal ağırlıkta olanlara kilo almamaları önerilmelidir. Benzer bir durum bebekler için de geçerlidir. Yapılan çalışmalar, bu bebeklerin sadece doğum sırasında değil, daha sonraki yaşamlarında da kilolu ve diyabete yatkın olduğunu göstermektedir. Görüldüğü gibi, gebelik şekerini tanımak ve tedavi etmek sadece gebelik ve doğum sürecini değil, daha sonraki kuşakları da ilgilendiren bir toplum sağlığı sorunudur.

Gebelik şekerinin tedavisi ve takibi nasıl yapılır?

Bu hastaların yüzde 80’inde kontrol sadece diyet ile sağlanabilmektedir. Diyetisyen tarafından annenin yaşı, vücut özellikleri (boy, kilo) ve beslenme alışkanlıklarına göre, normalden yüzde 30–35 daha az kalorili, karbonhidrat, yağ ve protein oranları dengelenmiş bir program hazırlanır. Az ve sık beslenmeleri önerilir. Glisemik indeksi yüksek besinlerden kaçınmaları önerilir. Glisemik indeksi yüksek bazı gıdara örnekler:

Patates, pirinç, pişmiş havuç Üzüm, incir, muz, kavun, karpuz, dut, hurma

Devam eden süreçte hasta-diyetisyen-hekim iletişimi takip açısından çok önemlidir. İki haftalık takip sonrası, istenilen kan şekeri düzeylerine ulaşılamayan hastalara, insülin tedavisi başlanır. İnsülin tedavisi başlanan hastalarda takip daha sıkı olmalıdır. Çünkü bu tedavi sırasında oluşabilecek ciddi kan şekeri düşmeleri (hipoglisemi) anne ve bebek için hayati tehlikeler oluşturabilir.

Tedavi ile şeker düzeyi normale yakın tutulabilen gebe ve bebeklerde oluşabilecek komplikasyon oranları normalden çok farklı değildir.

Doğum zamanlaması ve şekli nasıl olmalıdır?

Gebelik şekerinde hem anne hem de bebek, oluşabilecek sorunları önceden görebilmek için, normale göre daha yakın takip edilmelidirler. Bu takibin sıklığı, her vakanın durumuna göre belirlenir. İyi kontrol edilen vakaların doğum zamanlaması, normal gebeliklerden farklı değildir. İri bebeklerde doğum travması riski arttığı için 40 hafta geçmeden doğum başlatılır. Tedavi edilsin veya edilmesin, gebelik şekerinde sezaryen oranları normale göre daha yüksektir. Yine de hastaların yarısından çoğu normal doğum yapabilir. Sezaryen gerektiren en sık neden, iri bebek ve buna bağlı olarak doğum eylemini ilerlememesidir.

Dr. Mustafa KIR

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı