Sayın okuyucularım güzel günler başladı ve artık hepimiz yaz havasına girdik.

Okulların çoğu kapandı, sınavlar bitti ve şimdi herkes de bir tatil heyecanı başladı.

Bu güzel günlerde denize girerken, havuza girerken neler yapıp neler yapmadığımızı kısaca bir anlatmak istiyorum.

Hepinize güzel yüzmeler!

Türkiye’nin üç tarafını çevreleyen denizlerimizin önemli bir bölümü temizdir.

Marmara’nın da pek çok yerinin denize girecek kadar temiz olduğunu söyleyebilirim.

Denizin temizliği ve kirliliği deyince akla birkaç soru gelmektedir.

Bunlardan bir tanesi denize insan dışkısının ve bu yolla mikroplarının geçmesi. Yani kısaca, denize lağımın akmasıdır.

Buna biyolojik kirlilik diyebiliriz.

Bir de fabrika atıkları, tankerlerin gemilerin kimyasal maddelerinin, yağlarının hatta mazotunun sızması gibi bir kirlilik vardır ki buna da kimyasal kirlilik diyebiliriz.

Kimyasal kirlilikte yuttuğumuz su ile alabileceğimiz bazı kimyasal maddelerin (örneğin cıva gibi) vücutta bazı sorunlar yaratabilir.

Ne var ki bu konuda çok kesinleşmiş bilgiler mevcut değildir ve böylesi bir kimyasal zehirlenme yaşanmamıştır.

Tabi burada deniz suyundan bahsediyorum.

Denizlere akan lağımların teorik olarak Hepatit-B, Hepatit-C, Tifo, Para tifo gibi dışkı yoluyla geçen mikropları bulaştırma riski vardır.

Ama ne var ki bu mikropların tuzlu suda hemen öldüğü ve hastalığa sebep olamayacağı bilinmektedir.

Sakın denize dökülen lağımların yanından girmek emniyetlidir dediğimi zannetmeyin ,sadece bilmeden böyle bir olayla karşılaşmışsanız paniğe kapılmanıza gerek yoktur.

Tatlı sulara gelince: örneğin; nehir gibi, göl gibi tatlı su bölgelerinde suya karışan lağım daha tehlikelidir, çünkü tatlı sularda bazı bulaşıcı virüsler yaşayabilir ve İstanbul’da çok seneler önce kolera salgını gibi salgına yol açabilir.

Yani nehirlere, göllere girerken çok daha dikkatli olmak gereklidir.

Havuzlar iyi klorlanmalı

Havuzlara gelince: çok iyi klorlanmış havuzlarda da Hepatit-B, C, Tifo, Para tifo, AIDS gibi hastalıkların bulaşması neredeyse imkânsızdır.

Çünkü klorlu suda bu mikroplar hızlı bir şekilde ölür.

Sadece şöyle bir ihtimal söz konusu olabilir: Aktif olarak Hepatit B geçirmekte olan ve vücudunda çok fazla virüs yükü olan kişilerin vücutta aktif kanayan bir yaraları varsa ve bu suya karışırsa ve sonra vücudunuzda mevcut aktif bir yaraya bulaşırsa hastalığın kapılması mümkündür.

Yani bu son derece nadir bir olasılıktır.

Sonuçta bazı havuzlarda Hepatit B ve C testi yapılmakla birlikte bunun tıbben çok gereği olduğunu düşünmüyorum.

Havuzlarda bakacağınız esas şey havuz girişinde klorlanmanın yeterli olup olmadığına dair resmi belgedir.

Yoksa insanlarda yapılan testlerle çok fazla bir yere varılmaz.

Şimdi havuz ve denize girerken ve çıkarkenki temizlik tedbirini gözden geçirelim:

Denize girerken gözümüzle denizin dibine ve suyuna bakmamız uygun olur ,etrafta görülen bir lağım akıntısının olup olmadığı, denizde yağ ve mazot artıklarının bulunup bulunmadığını gözden geçirmek lazım.

Berrak ve temiz görünen bir denize girebiliriz.

Havuzda da mutlaka bir duş alarak girmemizde fayda vardır.

Yukarıda belirttiğim gibi havuzun klorlanma derecesini kontrol etmemiz uygun olur.

Havuzdan çıktıktan sonra klorlu suyu bir duş yaparak vücudumuzdan akıtmak uygun olur.

Bu arada özellikle kadınlar ve özellikle de hamile kadınlar için bir tedbir daha vardır: hemen kuru mayoya geçmek.

Tabii ki kuru mayoya geçmek hepimiz için gereklidir.

Fakat özellikle kadınlarda ve özellikle hamile kadınlarda bu daha da gereklidir.

Çünkü kadınlarda bacak arası bölgesi daha sıcaktır vajinada zaten normalde bütün kadınlarda mantar mikrobu mevcuttur ve sessiz bir şekilde beklemektedir.

Bu mikrop yazın sıcak aylarda ısının etkisiyle ve özellikle ıslaklığın etkisiyle artar.

Mantar sıcağı ve ıslağı sever.

Gebelerde hormonal olarak ta vajina daha çok mantar bulunduğu için bunun üstüne sıcaklık ve ıslaklık ta girerse kadının kendi mantarının artmasından kaynaklanan mantar iltihabı kaçınılmaz olabilir.

Yazın mantar iltihabı havuzdan ve denizden kapılmaz

Mantar sıcağı ve ıslağı sevdiği için vajinadaki mevcut mantar çoğalarak iltihaba yol açar.

Bu temel bilgi hepinizin hatırlamasını istiyorum.

Yani çok temiz olduğunu düşündüğümüz bir havuza veya denize girmekle mantardan kurtulamazsınız çünkü mantar kendinizde vardır.

Yeter ki çok sıcak havalarda uzun süre ıslak kalmayın ve kendi mantarınızı üretmeyin.

Sağlıklı ve mutlu günler dilerken diyoruz ki;
“Hayat bizimle başlar”