1. Kadının nasıl doğum yapacağına, doktor ve hasta beraber karar verir. Ama son kararı çocuğa bir zarar verilmediği takdirde, annenindir.
  2. Kadın, “sadece sezaryen” diyorsa, doktor sezaryen ve normal doğumun yarar ve zararlarını açıklamalı, ama son kararı anneye bırakmalıdır.
  3. Doktorlar, her iki yöntemi anlatırlar, anlatmalıdırlar. Bu konuda, kendi özel görüşlerini yansıtmamalı, objektif olmalıdırlar. Ayrıca, konuyla ilgili pek çok film, video, kitap vs. vardır ve hastalar bunlara ulaşabilirler.
  4. Sezaryen talep eden hastalar, genellikle doğum korkusu olan veya herşeyi planlı yapmak isteyen, vajinal işlev bozukluğundan korkan, ağrıyı tolere edemeyeceğini düşünün ve daha çok çalışan / kariyer sahibi kişilerdir. Tüm bu sebeplerin bazı durumlarda geçersiz olduğu (ağrı epidural anestezi ile normal doğumu rahatlatır vs. gibi) anlatılmalıdır.
  5. Kadın illa sezaryen isterse, doktoru da bunu uygun bulmazsa, açıklamayı yapmalı ama ısrarlı olmamalıdır. Çünkü yeni TCK’ya göre hastanın isteği dışında bir işlem gerçekleşemez, gerçekleşirse hasta doktoru dava edebilir. Buradaki önemli soru, bebeğin biraz birey olarak hakkı nedir? sorusudur. Doktor ve hasta, bilerek bebeğe zarar verecek bir işlem yapamazlar. O yüzden, sezaryen olacaksa, erken olmamalı, gününe 10 gün kaladan önce yapılmamalıdır.
  6. Normal doğumdan değil, normal muayeneden bile korkan, cinsel ilişkiye bile giremeyen binlerce kadın mevcuttur. Bu durumlarda, yeterli bilgilendirme yapılıp, kadın ısrar ederse sezaryen olabilir.
  7. Sezaryen ile doğum, günümüz teknolojisinde artık zor bir operasyon değildir. Özellikle epidural anestezi ile sezaryen, normal doğuma yakın bir süreçtir. Zamanında yapılmak koşuluyla, bebek için de çok emniyetlidir.

Devletler, herkesin sezaryen istemesi durumunda, gerek maddi gerekse lojistik sorunlarla (yatak, doktor bulundurma mecburiyeti vs.) karşılaşacaklardır. Bu yüzden de, herkese sezaryen yapmak mümkün değildir. Özel sigorta şirketleri de, özellikle U.S.A.’da bu yüzden hastaneleri, doktorları ve hastaları sezaryen olmaması yönünde denetlemektedirler. Yani sorun, hangi yöntem sağlıklı sorusu kadar, ekonomiktir.

Öte yandan ülkemizde bazı hastalar, özellikle büyük şehirlerdeki varlıklı bir kesim, sezaryeni konfor ve planlı yaşam açısından yeğlemektedir. Bazı doktorlar da, maddi olarak fazladan bir kazanç getirmese de, planlı olmak yüzünden sezaryeni tercih ederler. Bunda, Türk hastasının doğumda sadece doktorunu istemesi, grup doktor çalışmasına (U.S.A.’da olduğu gibi) soğuk bakmasının da katkısı büyüktür.

Sağlıklı ve mutlu günler dilerken diyoruz ki;
“Hayat bizimle başlar”