Myomlar gebelikte büyüyebilir ve bu büyüme özel bazı durumlarda aşırı hale gelerek myomun içindeki dokuların ölmesine yol açabilir.

Gebe, doktora ilk defa gittiğinde bir myom bulunursa myomun yeri büyüklüğü ve geçmişte yaptığı şikayetlerle ilgili olarak gebeliğin devam edip, etmemesine karar verilir. Myomlar gebelikte büyüyebilir ve bu büyüme özel bazı durumlarda aşırı hale gelerek, myomun içindeki dokuların ölmesine yol açabilir. Çünkü bu kadar hızlı büyüyen myomu kan damarları besleyememektedir. Bu durum aynı kalpteki kalp krizi ağrısı gibi rahimde de ağrı yaratabilir ve hastalar zaman zaman böyle şiddetli ağrılarla gebelik esnasında hastaneye başvurabilirler. Myomun dejenerasyonu (bozulması) diye adlandırdığımız bu olayda genellikle tıbbi yaklaşımla çözmek mümkündür. Nadiren gebelik sırasında ameliyat gerekir ki bu durumda da erken doğum ve düşük riski ameliyattan dolayı artmıştır. Bunun içine gebelikte myomlara mümkün olduğu kadar dokunulmamalıdır ve takip edilmelidir.

Myom, kısırlığa neden olmaz

Gebelikte myomların %80’inde bir değişim gözlenmez. Bu anlattığımız şikayetler % 10’undan daha az bir grupta oluşur. Bunun için bir gebede myom görüldüğü zaman hiçbir şikayet yokken gebeliği sonlandırmak gerekli değildir.

Myomlarla kısırlık arasında bir bağlantı sürekli olarak tartışılmaktadır. Biz tüp bebek uzmanları olarak bu konuda özellikler çok geniş araştırma ve çalışmalar yapmış bulunmaktayız. Sonunda günümüzde varılan nokta şudur ki myomlar genellikle kısırlığa neden olmazlar ama myomlar rahmin içine doğru büyüyen şekilde ise rahmin bebeğin büyüyeceği iç boşluğunun şeklini değiştirecek bir haldeyse ve hastada da çocuk sahibi olamama sorunu varsa bu tarz myomların rahmin içine aşağıdan girilerek operatif histereskopş denilen bir yöntemle kesilip, alınmaları gebeli şansını arttırmakta düşük şansını azaltmaktadır. Bu durum özellikle tüp bebek yaptırmak isteyen hastalarda önemlidir ve bu hastalarda rahmin içine doğru büyüyen myomların alınması bir kural haline gelmiştir.

Boyu 5 cm’nin üzerinde ise…

Rahim duvarının içinde olan veya rahim dışına doğru büyüyenlerde ise, myomun boyu 5 cm’nin üzerinde ise yine bu myomların alınması önerilmektedir. Fakat dediğimiz gibi bir durum ancak çocuk sahibi olmakta zorluk çeken yani infertilite (kısırlık) dediğimiz olgular için geçerlidir.

Myomların östrojenlerle büyüdüğünü söylemiştik. Dolayısıyla östrojenin az olduğu menopoz sonrası yıllarda myomlar küçülmekte ve artık bir sorun teşkil etmemektedirler. Bunun için menopoza çok az kalmış insanlardaki myomlarda şikayet olsa dahi bir süre bekleyerek menopozun gelmesini beklemek ve ondan sonra bunun küçülmesini izlemek daha doğru bir yaklaşım olarak görülmektedir. Ama ne var ki premenopoz dediğimiz yıllarda büyümekte olan myomlarda çopu kez menopoza ulaşamadan hastanın şikayetleri ve kanamaları çok arttığı için ameliyat gerekli olmaktadır.

Sağlıklı ve mutlu günler dilerken diyoruz ki;
“Hayat bizimle başlar”