Gastro-Özofageal – Reflü Hastalığı

GÖRH; Gastro-Özofageal Reflü Hastalığı’nın kısaltmasıdır. (Gastro: Mide, Özofagus: Yemek Borusu, Reflü : Geriye kaçış…)

Gastro-Özofageal Reflü mide asidinin mideden yukarıya doğru yemek borusu içine kaçışı demektir. Bu asidli içerik yemek borusunu tahriş edebilir. Hemen herkes zaman zaman bu hissi yaşar. Herkesin zaman zaman yaşadığı bu his, semptom mide yanması (heartburn) olarak kişiler tarafından adlandırılır. Ve göğüs kafesinin hemen arkasında özellikle yemek sonralarında yanma olarak hissedilir. Bazı kişilerde bu his seyrek bazı kişilerde ise oldukça sık olup yaşam kalitelerine olumsuz etki eder. Bu semptomu sık hisseden kişilerde hastalık oluşmuş demektir.

4 ana semptom vardır:

Yanma (heartburn)

Ağza acı ekşi su gelmesi (regurjitasyon)

Yutma güçlüğü (disfaji)

Göğüs ağrısı chest pain)

Yanma en sık görülen semptomdur. Diğer semptomlar eşlik edebilir. 4 ana semptom yanında astım, öksürük, ses kısıklığı gibi semptomlar da ilave olabililir.

Normalde istirahat halinde, yemek borusu alt ucu kapalıdır, yiyecek ve içeceklerin alınmasıyla geçici olarak gevşer ve tekrar kapanır. GÖRH, midedeki asid içeriğin yemek borusuna kaçmasıyla oluşur. Bu, çoğu kişide yemek borusu alt ucundaki sfinkter mekanizmasının geçici olarak gevşemesi sonucu olmaktadır. Bu geçici gevşeme ve reflü, GÖRH olmayan, normal insanlarda bile birkaç kez olmaktadır. GÖRH olan hastalarda bunun neden daha sık olduğu bilinmemektedir. Yemek borusunun içini döşeyen tabaka , mide gibi aside dayanıklı değildir ve kolayca tahriş olabilir. İşte bu hastalıktaki semptomlar ve yemek borusunda çeşitli boyutlardaki hasar, bu tahriş nedeniyle olmaktadır.

Hemen hepimiz zaman zaman reflü semptomlarını yaşarız. Erişkinlerin %40’ında ayda bir kez, %7’sinde ise hergün reflü semptomları olmaktadır.

GÖRH, cins ve yaş ayırd etmeksizin herkeste görülebilir. 40 yaşın üstünde sıklığı artmakla birlikte çocuk yaşlarda bile görülebilmektedir.

Hiatus hernisi yani mide fıtığı, midenin, diafragmadaki hiatus içinden geçerek, göğüs boşluğuna doğru yer değiştirmesidir. Bu, yaşla birlikte artış gösteren bir anatomik bozukluk olup GÖRH ile birliktelik gösterebilir. Özellikle, ciddi boyutlarda GÖRH olan ve yemek borusu alt ucunda eroziv özofajit (asit tahrişine bağlı iltihap) olan kişilerde hiatus hernisi sıklıkla mevcuttur. Hiatus hernisi, GÖRH ile birlikte olmak zorunda değildir. Hiatus hernisi olan birçok kişide GÖRH yoktur.

GÖRH için en önemli teşhis kriteri kişinin semptomlarıdır. Bununla birlikte sıklıkla kullanılan yöntemler : Endoskopi (ÖGD Özofago-Gastro-Duodenoskopi ), Phmetre, Manometri, Baryumlu Grafi…

ÖGD : İnce , bükülebilir (flexible ), ucunda ışık ve kamerası olan bir tüp vasıtasıyla ağızdan girilerek yemek borusu, mide ve oniki parmak barsağının direk gözle görülebildiği bir inceleme yöntemidir. Bu yöntem sayesinde gerekirse biyopsi alınabilmekte ve kanama kontrolü, darlıkların açılması vs. gibi birtakım tedaviler de uygulanabilmektedir. Barrett özofagusu denilen ve uzun vadede kansere dönüşebilen değişikliklerin de tesbiti ancak endoskopi ile olabilmektedir.

G Ö R H tanısı konmuş kişilerde tedavi birkaç şekilde olabilmektedir:

Birinci ve en önemlisi yaşam tarzı ve beslenme alışkanlıklarının değiştirilmesi yani -mümkün olduğunca fazla kilolardan kurtulmak ve stresten uzak durmak. Sigara, kahve, çay, baharatlar, ketçap, yağda kızartılmış gıdalar, asitli içecekler, turuçgiller gibi reflü oluşumunu tetikleyen birtakım gıda maddelerinin tüketiminin azaltılması gerekmektedir. Bir oturuşta yoğun ve çok miktarda yemek yerine az ve sık beslenmek, gece yatmadan 3-4 saat önce beslenmenin kesilmesi, yatağın başının yükseltilmesi gibi birtakım tedbirler alınmalı.

İkincisi, ilaç tedavisi. Son zamanlarda piyasaya çıkan yeni jenerasyon ilaçlarla mide asit içeriği çok etkili ve çok daha uzun sürelerle nötralize edilebilmektedir. Bu sayede hastaların sıklıkla semptomlarında ciddi rahatlamalar olabilmektedir. H2 reseptör blokerleri, Potasyum pompa inhibitörleri, antasidler kullanılan ilaçlar arasındadır.

Üçüncü seçenek ise cerrahi tedavidir. Günümüzde anti-reflü ameliyatları laparoskopik olarak yapılabilmektedir.

Uzun süreli GÖRH olan kişilerin özofagus ( yemek borusu ) alt ucunda birtakım değişiklikler görülebilmekte ve bu değişiklikler zaman içinde Barrett özofagusuna ve kansere dönüşebilmektedir. Barrett özofagusunu tesbit edebilmenin tek yolu endoskopidir (gastroskopi)… Yoğun tedavilerle Barrett özofagusunu kontrol altına alınabildiğini gösteren çalışmalar mevcuttur. Fakat günümüzdeki tedavilerin, kansere dönüşümü engelleyip engellemediği henüz netlik kazanmamıştır.

Bazı hastalarda, asit reflüsü boğazda inflamasyon, farenjit, larenjit ve ses kısıklığına yol açabilmektedir. Gerçi boğaz semptomlarının birçok sebebi olmakla birlikte, bu sebeplerle birlikte reflü de ön planda düşünülmelidir.

Birçok araştırmacı da, asit reflüsünün boğaza ve oradan akciğerlere ulaşmak suretiyle astım benzeri semptomlar oluşturduğunu göstermiştir. Ve astımı olan birçok hasta da Reflü tedavisinden fayda görmektedir.

Bazı hastalarda geçici olarak ortaya çıkan GÖRH örneğin hamilelikte bu durum ortadan kalktığında kendiliğinden düzelebilmektedir.. Fakat çoğu kişide olduğu gibi G Ö R H kronik bir hastalıktır. Yaşam şartlarındaki değişiklikler, ilaç tedavileri ile birçok kişi geçici sürelerle rahatlayabilmektedir. Bazı durumlarda cerrahi önemli bir seçenektir. Her ne kadar mevcut patolojiyi ortadan kaldırmasa da , mideden özofagusa olan asit reflüsü ve bunun oluşturduğu semptomlar ortadan kaldırılabilmektedir.

Özetle, tedavi planı, doktorun önerileri ve hastanın başarılı işbirliği ile yönlenecektir.