Merkezimizde, Normal ve Riskli Gebelikler takip edilmekte, gebelikte beslenmeden psikolojik desteğe, ultrason muayenelerinden doğum sonrası takibe kadar kapsamlı bir hizmet uygulanmaktadır.

Amniosentez nedir?

Anne karnında büyümekte olan bebeğin içinde yüzdüğü sıvıdan bir miktar alınmasına amniosentez denir. Bu işlem bir doktor muayenehanesi veya hastanede yapılabilir. Amniosentez için en uygun zaman son adet tarihinden itibaren sayıldığında 16-18. gebelik haftalarıdır.

Amniosentez işleminden önce bir uzman tarafından detaylı ultrasonografi yapılıp bebeğin gelişimi, anomali taraması, plasentanın yeri, amniotik sıvı miktarı incelenip, girişimin yapılacağı yer tespit edilir. Daha sonra ultrasonografi eşliğinde ince bir iğne ile anne karnından rahim içine bebekten uzak bir yere girilir. Yaklaşık 16-18 cc sıvı alınarak işlem sona erdirilir.

Amniosentez ile elde edilen sıvı bebekten dökülen hücreleri içerir. Bu hücreler laboratuarda üretilir. Ortalama 2-3 hafta süren bu işleme kültür denir. Kültür sonunda hücrelerin içindeki kromozomlara bakılarak sonuç bildirilir.

Amniosentez ağrılı bir işlem değildir. İşlem sırasında bir miktar baskı hissi olabilir. Girişimi takiben ultrasonografi ile tekrar kontrol yapılır. Anne adayı bir süre dinlendikten sonra iki gün yatak istirahatı önerilerek evine gönderilir. İşlemden sonra bir hafta cinsel ilişki önerilmez.

Amniosentez kimlere uygulanır?

İleri Anne Yaşı: Anne yaşının ilerlemesiyle yumurtada bölünme sırasında bir takım değişiklikler meydana gelir. Bu durum kromozom sayısında değişikliklere yol açar. Anne yaşına bağımlı olarak görülme sıklığı artan kromozom bozukluklarının başında Down sendromu (Mongolizm) gelir. Zeka geriliği ve bazı organ bozukluklarıyla seyrede bu sakatlık normal toplumda 720’de 1 görülürken 35 yaşın üzerindeki gebelerde görülme sıklığı 200’de 1’e iner.

Bu nedenle 35 yaşın üzerindeki gebelere amniosentez önerilir.

Ailede kromozom bozukluğu veya genetik bir hastalık öyküsü

Gebede, eşinde, daha önceki çocuklarında veya yakınlarında kromozom bozukluğu öyküsü varsa amniosentez önerilir. Aynı şekilde genetik kökenli hastalık mevcutsa ebeveynler taşıyıcı olabilir. Bu durumda da genetik danışma ve amniyosentez önerilir. Ancak amniosentezde de görülemeyebilecek ya da özel bazı testlerle anlaşılabilecek hastalıklar mevcuttur.

Üçlü tarama testinde artmış risk saptaması

Bilindiği gibi Down sendromunda 35 yaşın altındaki gebeliklerde de rastlanmaktadır. Bu gruptaki gebelerin sadece yaşlarına bakılarak risk tayini yapılmasının yeterli olmadığı görülmüş ve bir tarama testi olarak üçlü test ortaya çıkmıştır.

Üçlü test 16-18. gebelik haftalarında anne kanında yapılır. Sonuç istatistiksel olarak saptanan bir risk hesabıdır. Buna göre artmış bir risk saptanırsa bebeğin Down sendromu ve diğer bazı kromozom bozuklukları için anne yaşıyla beklenenden daha fazla bir riske sahip olduğu anlaşılır.

Ancak bu hiçbir zaman bebek Down sendromu veya sakat anlamına gelmez. Yapılacak işlem bebeğe daha dikkatli bakmak ve amniosentez uygulayarak gerçek sonucu bulmaktır.

Detaylı ultrasonografide anomali saptaması

Gebeliğin 20-22. haftalarında bebeğin gelişimini değerlendirmek ve anormalleri tespit etmek için detaylı ultrasonografi yapılır. Bunun sonucunda bir sakatlık saptanırsa amniosentez bazı durumlarda önerilir.

Amniosentez riskleri nelerdir?

Çok nadir olarak karşımıza çıkmakla birlikte amniosentezin en ciddi riski bebeğin düşükle kaybedilmesidir. Bazı düşükler ise az sayıda olmakla birlikte amniosentez nedeniyle olur. Amniosentez nedeniyle bebeğin kaybedilme riski ortalama 200’de 1’den azdır.

Gebelerin %1’inde bazen amniosentezden sonra vaginadan az miktarda kanama, sıvı gelmesi veya ağrı şikayeti olabilir. Bunların çoğu düşüğe neden olmaz. Ancak bu şikayetleri olan gebelerin doktorunu araması ve önerilere uyması gerekmektedir.

Hastaların amniosentezle ilgili korktukları şeylerden biri de iğnenin bebeğe değmesi veya zarar vermesidir. İşlem ultrasonografi altında yapıldığı için bu pek mümkün değildir. Amniosentez yapılacak gebenin kan grubu Rh negatif, babanın kan grubu Rh positif ise işlemden sonra anneyi kan uyuşmazlığı riskinden korumak için Rh immunglobulin uygulanır. Çok nadir de olsa bazen amniosentez sırasında yeterli sıvı elde edilemeyebilir veya kültürde yeterli üreme olmayabilir. Bu durumda tekrar amniosentez yapılması gerekir.

Sağlıklı ve mutlu günler dilerken diyoruz ki;
“Hayat bizimle başlar”