OBEZİTE ve BESLENME

Son yıllarda dünyada ve ülkemizde obezite ciddi bir sağlık sorunu olarak karşımıza çıkmaya başlamıştır. Kalıtsal ve çevresel birçok faktör aşırı kilo artışına etken olabilir. Özellikle sanayinin gelişmesiyle birlikte yağ ve şeker içeriği fazla olan hazır besinlerin artışı, teknolojinin ilerlemesiyle hareketlerimizin kısıtlanması, birçok işimizi artık aletlerin yapıyor olması, kadınların çalışma hayatına daha aktif girmesi ile birlikte sofra düzenimizin bozulması, hazır gıdaların daha çok tüketilmesi aşırı şişman bireylerin artışına da neden olmaktadır. Elbette şişmanlamaya neden olan altta yatan hastalıklar da olabilir.Ancak bu çok az bir kısmını oluşturmaktadır.

Çocuklardaki şişmanlık oranı hızla artmakta ve bu da gelecekte obezitenin daha da önemli bir sorun olarak karşımıza çıkacağını göstermektedir. Yapılan araştırmalar bebeklik döneminde şişman olanların %60’ının, çocukluk çağındakilerin %36’sının yetişkin dönemde şişman olduğunu göstermiştir. Bu çağda oluşan şişmanlıkta yağ hücreleri hem sayıca hem de ölçü olarak artmaktadır. Bu da çocukluk çağında oluşan şişmanlığın ne kadar önemli olduğunu vurgular.

Şişmanlık, vücut yağ dokusundaki artışa bağlı olarak ağırlığın artması olarak tanımlanabilir. Şişmanlığın saptanmasında ise günümüzde kullanılan en iyi yöntem; vücut ağırlığının Kg cinsinden değerinin boy uzunluğunun metre cinsinden değerinin karesine bölümüyle elde edilen Beden Kitle İndeksi(BKİ)’dir. Yetişkinler için BKİ değerleri:

BKİ=AĞIRLIK(kg) / BOY(

18.5’dan az ………..Zayıf

18.5-19.9 ……………İnce

20-24.9……………….Normal

25-29.9……………….Hafif şişman

30-39.9……………….Şişman

40 -49.9…………… Aşırı şişman

50 ve üzeri……….. Süper şişman

Bu değerlere bakarak 1.65 boyunda bir yetişkinin olması gereken ağırlığı 51-64 kg arasındadır. Daha sonra vücutta yağın nasıl dağıldığını gösteren şişmanlama tipi değerlendirilir. Yağ bedenin alt bölümlerinde toplanmış ise armut tipi şişmanlık, üst bölümlerinde toplanmış ise elma tipi şişmanlık oluşmuştur. Vücudun üst kısmında oluşan kilo artışı koroner kalp hastalıkları, diyabet ve hipertansiyonun oluşumunda etken bir faktör olarak tespit edildiği için elma tipi şişmanlık çok daha önemlidir ve mutlaka kilo verilmesi gerektiğini ifade eder. Bir başka ciddi bir kriter ise bel ve kalça çevresi ölçümleridir. Kadınlarda bel çevresinin 88 cm’ in, erkeklerde ise 102 cm’ in üzerinde olması; Bel / Kalça oranının ise kadınlarda 0,8, erkeklerde 1,0’i aşması durumunda bireyin şişman olduğu tespit edilir. Ayrıca günümüzde profesyonel aletlerle vücudun yağ, kas, sıvı oranlarını ölçmek mümkündür.

Şişmanlığın sebep olduğu birçok hastalığı sayabiliriz.

Kalp-damar hastalıkları

Hipertansiyon

Tip –II Diyabet

Safra kesesi hastalıkları

Uyku apnesi, solunum problemleri

Gut

Kanser

Polikistik over sendromu

Kısırlık

Adet düzensizliği

Deri enfeksiyonları, mantarlar

Düztabanlık, eklemlerde kireçlenme

Varis

Fıtık Yağlı karaciğer hastalıkları

Metabolik sendrom

Kazalara yatkınlık

Psikolojik bozukluklar

Yaşam süresinde kısalma

ŞİŞMANLIĞIN NEDENLERİ:

Şişmanlığın oluşmasında temel ilke harcanandan daha fazla enerjinin alınmasıdır. Bunun oluşmasında ise yanlış beslenme alışkanlıkları başta gelir. Çoğunlukla aşırı yağlı(mayonez, kaymak, krema, yağlı etler, kızartmalar vs..) ve şekerli gıdaları fazla tüketerek enerji alımında artış olur. Bazen bu gıdaların tüketimi evdeki beslenme alışkanlıklarına bağlı olabileceği gibi stres, sevinç, mutluluk, paylaşma gibi durumlarda bu gıdaların aşırı tüketimi ön plana çıkabilir.

Öğün atlamak en çok kilo almaya sebep olan nedenlerden biridir. Kimi zaman “kahvaltı edemiyorum” gibi sözlerle karşılaşırız. Aslında atlanan öğün, bir sonraki öğünde aşırı acıkmaya neden olacağı için yediklerimiz hem fazla olacak hem de çoğunun yağa dönüşmesine bağlı olarak kilo artışı gerçekleşecektir.

Özellikle çağımızda, büyük kentlerde sürekli bir yerlere yetişme, koşuşturma sonucu çoğumuz hızlı, ayaküstü yemek yer olduk. İşte kilo alma nedenlerinden bir diğeri hızlı yemektir. Doygunluğun hissedilmemesi alınan enerjileri hızla arttırır. Buna benzer bir neden de yemek yerken televizyon seyretmek, bilgisayar başında olmak ve ne kadar yediğini anlamamaktır.

Hayat tarzında oluşan değişiklikler dikkat etmezsek bize kilo artışı olarak geri dönebilir. Spor yapan birinin sporu bırakması, masa başı bir işe geçme, işe daha yakın bir eve taşınma, beslenme alışkanlıkları farklı biriyle birlikte yaşamak, araba almak gibi. Tüm bu değişen koşullar daima dikkate alınmalı ve beslenme düzeni de mutlaka buna göre ayarlanmalıdır.

Yaş ilerlemesi bir diğer kilo alma nedenidir. Yaşla birlikte özellikle kadınlarda menopoz ile birlikte kilo artışı olur. Vücudumuzun çalışması için harcadığı enerji yaşla azalır. Üstelik yaşla fiziksel aktivitede de azalma olur. Yediklerimizi de buna göre mutlaka ayarlamalıyız.

Kadınlarda gebelik ve emzirme dönemleri, sık gebelikler kilo almayı tetikleyen dönemlerdir. Bu dönemlerin sağlıklı kilo artışı ile sonlanmasının mümkün olduğu ve emzirme döneminde sağlıklı beslenmenin yanında bol sıvı alınmasıyla anne sütünün veriminin yeterli olacağı unutulmamalıdır.

Hormonal nedenlerle de kilo alımının artacağı gerçeği göz önüne alınarak bu problemle karşı karşıya olanlar mutlaka bir hekime başvurmalıdır. Kilo vermek için profesyonel yardım almak ve bunun bir ekip işi olduğunu bilerek doğru yerlere başvurmak gerekir. Bu ekipte çeşitli branşlardan doktorlar, diyetisyenler bulunmalıdır.

ŞİŞMANLIĞIN TEDAVİSİ

Öncelikle tedavinin doğru yoldan olmasını sağlayın. Unutmayın yanlış diyetler, aç kalarak zayıflamaya çalışmak sizi bir sonraki dönemde daha da kilolu yapacaktır.

Haftada 0.5-1 kg kaybetmek sağlıklı kilo kaybı demektir. Kesinlikle acele etmeyiniz. Unutmayın vermek istediğiniz kiloları da çok kısa sürede almadınız. Yeni bir beslenme alışkanlığı kazanmak zaman alır.

Az ve sık yiyin. Günde en az 5-6 öğün yemek metabolizmanızı hızlandırarak kilo vermenizi sağlayacak.

Güne mutlaka kahvaltı ederek başlayın.

Yemeklerinizi mümkün olduğu kadar sakin bir ortamda ve yavaş yiyin, iyi çiğneyin.

Yemek yerken hiçbir şeyle meşgul olmayın.

Gün boyunca idrarınızın açık renk olmasını sağlayacak kadar su tüketmeye özen gösterin.

Aşırı yağlı, şekerli gıdalar yerine düşük kalorili ama sağlıklı olan yiyecekleri seçin.

Günde en az 5-8 porsiyon sebze ve meyve tüketin. Böylece hem vitamin, mineral almış hem posadan zengin beslenerek daha uzun süre tok kalmayı sağlamış olacaksınız.

Beyaz ekmek yerine daha sıkça esmer ekmeği tercih edin.

Yemek yaparken az yağ kullanın. Yağlar, karbonhidratlar ve proteinlere göre iki katından fazla kalori sağlarlar.

Bitkisel sıvı yağları kullanın.

Kızartmalar yerine daha sağlıklı olan haşlama, ızgara, fırınlama gibi yöntemleri tercih edin.

Süt ve ürünlerinde az yağlı olanları satın alın.

Diyet ürünlerini sınırsız tüketilebilecek yiyecekler olarak görmeyin, çoğunun kalorisi oldukça fazladır.

Bir şeyler atıştırmak istediğinizde meyve, süt, yoğurt, ayran, kuru meyve ve az miktarda olmak koşuluyla fındık, ceviz, bademi tercih edin. Meşrubatların fazla tüketilmesinin önemli bir kilo nedeni olduğunu unutmayın.

Fiziksel aktivitenizi mutlaka arttın. Haftada en az 3-4 kez yürüyüş yapmak, yakın yerlere yürümek, merdivenleri kullanmak, dans etmek gibi.

Alış-verişe mutlaka tok çıkın ve diyetinize zarar verecek yiyecekleri satın almayın.

Sıkıldığınızda bunu yiyeceklerle paylaşmayın. Unutmayın kilo almak size ikinci bir sıkıntı olarak geri dönecektir.

Her şeyden önce kendinize güvenin ve bunun bir süreç olduğunu unutmadan ısrarla diyetinizi uygulamaya devam edin. Sadece kilo vermek değil onu koruyabilmekte önemlidir.

SUZAN ELPE

DİYETİSYEN Özel Fulya Jinemed Hastanesi